Okuma Süresi: 8 dakika

Türkiye merkezli Rusya Araştırmaları Enstitüsü (RUSEN), 16 Ağustos 2023 tarihi twitter mesajında; “Libya’dan diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre Libya, Türkiye ile birlik devleti modeli kurarak başta ordu olmak üzere ekonomik ve kültürel bütünlük oluşturmak istiyor. Libya devleti, ülkede çıkan petrol ve doğalgazın ise Türkiye üzerinden pazarlanmasını ve bu amaçla bir strateji oluşturulmasını da istiyor. Türkçenin ikinci dil olarak okullarda okutulması amacıyla Türkiye’den Türkçe öğretmenleri talep edilmesi düşünülüyor.” [1] iddialarına yer vermişti.

Türkiye’nin Libya’nın Trablus şehrinin doğusundaki Al Khums Limanı’nı 99 yıllığına kiraladığı, Türk Deniz Kuvvetlerinin bölgede askeri bir üs kurarak Akdeniz’de başta terör olmak üzere göç, kaçakçılık, güvenlik vb. gibi konularla etkin olarak mücadele edeceği haberleri bu iddianın atılmasına sebep olmuştu.

Rusya Araştırmaları Enstitüsü’nün Libya’nın, Libya ile Türkiye arasında bir Birlik Devleti Modeli oluşturmak istediği iddiasındaki modelden 8 Aralık 1999’da imzalanan “Rusya ve Belarus Devlet Birliği”ni kastettiği anlaşılmaktadır.

Söz konusu “Birlik Devleti” modeli, Türkiye ile Libya (buna Azerbaycan, Katar, Pakistan ve başka devletler de ilave edilebilir) arasındaki işbirliğini daha üst seviyeye çıkarmak bakımından bir model olabilir mi? Bunu modelin işleyişine bakarak cevaplayabiliriz.

Belarus-Rusya Birlik Devleti

Rusya ve Belarus arasında bir “Birlik Devleti” kurma düşüncesinin başlangıcı post-Sovyet dönemine dayanır. Belarus ve Rusya, Sovyetler Birliği’nin üç Slav ülkesinden(diğeri Ukrayna) ikisiydi. Belarus ve Rusya devletleri arasında, uluslararası bir örgütün ve bir devletin özelliklerini birleştirecek bir oluşumun yaratılmasının ilham kaynağı Avrupa Birliği’ydi. Ancak Rusya, AB’ye benzeyen ancak entegrasyon derecesi açısından onu aşan bir Birlik Devletinin kurulmasını tasavvur ediyordu.

Sovyetler Birliği 1991’de dağıldığında, bağımsızlığını ilan eden Sovyetler Birliği mensubu bazı ülkeler gibi Belarus’ta Rusya’dan uzaklaşıp Batı ile entegrasyon içine girmeye yöneldi. Ancak, 1994 yılında Aleksander Lukashenko’nun devlet başkanı seçilmesi ve “Siloviki” olarak adlandırılan devlet aygıtına hakim olan Rusya yanlısı bürokrasinin desteği ile Minsk, Batı ile entegrasyon yerine Rusya ile birlikte hareket etmeye yöneldi. Kaynak zengini Rusya’dan mali faydalar elde edileceği beklentisi Birlik Devletine katılımda Belarus halkını heyecanlandırmıştı.

Rusya Devlet Başkanı bulunan Boris Yeltsin ile Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukashenko arasında, iki devletin daha derin ekonomik entegrasyonunu, tek bir ekonomik alanın oluşturulmasını ve iki ülke arasındaki askeri faaliyetlerin koordinasyonunu sağlamayı amaçlayan bir birliğin teşkili için müzakerelere başlandı.

Moskova ve Minsk arasında 1995 yılında “Dostluk, İyi Komşuluk ve İşbirliği Antlaşması” imzalandı. İmzanın ardından Yeltsin yaptığı konuşmada, iki ulusun yüzyıllar boyunca ortak bir tarihi deneyimi paylaştığını, bu anlaşmanın iki ülkenin daha derin entegrasyonuna ilişkin anlaşmaların ve diğer belgelerin imzalanmasının temelini oluşturduğunu söyledi.

1995 yılında Belarus’ta Rusça ikinci resmi dil ilan edildi. İki devlet arasında, ekonomik ve insani alanlarda daha fazla entegrasyonun yanı sıra dış politika, güvenlik, sınırların korunması ve suç önleme alanında işbirliği yapma çabalarının sonucu olarak 1996 yılında “Rusya ve Belarus Milletler Topluluğu” nu ilan eden bir başka anlaşma yapıldı. Bu topluluğun kurulmasında Belarus halkının Rus kimliğinin, Ortodoks inancına ve geleneklerine bağlığının, konuşulan hâkim dilin Rusça olmasının rolü büyüktü.

Ardından, 2 Nisan 1997’de “Rusya ve Belarus Birliği Antlaşması” imzalandı. Bu anlaşma ile iki devlet arasında koordineli dış politika ve savunma politikasına geçme, devlet sınırlarının kaldırılması, ortak vatandaşlık, mallar, hizmetler, sermaye ve emek için ortak bir pazar uygulanması öngörülmüştü. O zamandan beri 2 Nisan, “Belarus ve Rusya Halklarının Birlik Günü” olarak kutlanıyor. Aynı yıl, Rusya ve Belarus Birliği Yüksek Konseyi ve Yürütme Komitesi kuruldu. Topluluğun Parlamenterler Meclisi, Belarus ve Rusya Birliği Parlamenterler Meclisi olarak yeniden düzenlendi.1997-1998 yılları arasında Birliğin yürütme organları oluşturuldu.

8 Aralık 1999’da imzalanan “Birlik Devletinin Yaratılmasına İlişkin Antlaşma” ile Rusya ve Belarus Milletler Topluluğu “Rusya ve Belarus Birliği”ne dönüştürüldü. Bu işbirliğinin amacı Sovyetler Birliği benzeri yeni bir federasyon kurarak ortak bir dil, bayrak, anayasa, liderlik ve para birliği altında birleşmekti. Belarus Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu’nun Antlaşmanın Uygulanmasına İlişkin Eylem Programı kabul edildi. Antlaşma, 22 Aralık 1999’da Rusya Federasyonu ve 26 Ocak 2000’de Belarus Parlamentosu tarafından onaylanmasının ardından yürürlüğe girdi.

Bir Birlik Devletinin Yaratılmasına İlişkin Antlaşma geniş işbirliğini öngörmekle birlikte, Rusya Federasyonu ve Belarus Cumhuriyeti, egemenliklerini, toprak bütünlüklerini, devlet yapılarını, anayasalarını ve ulusal sembollerini ve uluslararası kuruluşlara üyeliklerini halen korumaktalar.

Putin Dönemi

2000 yılında Rusya Devlet Başkanlığı’na Vladimir Putin’in seçilmesinden sonra Belarus tarafında Rusya tarafından yutulmak korkusu hâkim oldu. Putin’in Belarus’u Rusya’ya eşit görmeyen tavrı bu ülkenin Rusya ile Birlik Devleti çatısında birleşme eğilimini azalttı. 2007’de artan Moskova’nın baskısı, öte yandan 2008 yılı Ağustos ayında Rusya ile Gürcistan arasında çıkan savaş, Minsk’i Rusya’dan uzaklaştırıp AB ve ABD’ye yakınlaştırdı. Rusya’dan uzaklaşmaya başlaması nedeniyle Belarus AB’nin ‘Doğu İş birliği’ programına dâhil edildi, ardından IMF ile bir stand-by anlaşması imzaladı.

Ancak, 2010 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayısıyla Minsk’te yapılan kitle gösterileri sırasındaki tutuklamalar Avrupa Birliği ile Belarus ilişkilerinin kopmasına sebep oldu.

2014’te Rusya’nın Ukrayna’ya bağlı Kırım’ı işgaline de Belarus destek vermedi ve tarafsız kaldı. Bu politika sebebiyle 2016 yılında Avrupa Birliği Belarus’a uyguladığı yaptırımları kısmen kaldırdı. AB ve NATO desteğini arkasında hisseden Belarus lideri Aleksandr Lukashenko 2019 Aralık ayında bir Rus radyosuna verdiği mülakatta, “Rusya eğer egemenliğimizi ihlal etmeye kalkarsa, bazılarının da dediği gibi uluslararası kamuoyunun buna nasıl cevap vereceğini biliyorsunuz; Savaşın içine çekiliriz. Batı ve NATO da buna hoşgörülü bakmayacaktır. Çünkü bunu kendileri için bir tehdit olarak göreceklerdir ki bu anlamda haklılar da.” sözleriyle Birlik Devleti’nin başlangıç hedeflerine uzak durduklarını açıklamış oldu.

Lukashenko’nun 24 Ocak 2020’de dile getirdiği “Rusya, yapılan görüşmelerde bir ortaklık anlaşmasından ziyade, Belarus’un Rusya’ya katılacağı bir ilhak anlaşmasını öngörmektedir.” serzenişi, Belaruslularda yaşanan korkunun dışa vurulmasıydı. Bu açıklama, Rusya’nın Belarus’a verdiği ekonomik sübvansiyonları kesmesine yol açtı. Ardından, Temmuz 2020’de Minsk’te 33 Rus askerinin tutuklanması Belarus ve Rusya arasındaki ilişkileri iyice gerginleştirdi. Lukashenko, 9 Ağustos’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ülkeyi istikrarsızlaştırmak amacıyla Wagner Şirketine mensup 200 savaşçıyı Belarus’a göndermekle Rusya’yı suçladı.

Hem Belarus ile Rusya arasındaki ikili ilişkiler hem de Lukashenko ile Putin arasındaki kişisel ilişkiler 2014-2020’de keskin bir şekilde kötüleşti.

9 Ağustos 2020’de yapılan devlet başkanlığı seçimini resmi olarak Aleksandr Lukashenko’nun kazandığının ilan edilmesi ve Batı destekli muhalif protestoculara sert mukabelede bulunulması sebebiyle Lukashenko-AB ilişkileri tekrar koptu. AB Lukashenko’nun seçimini şaibeli bularak cumhurbaşkanlığını tanımadı.

Her sıkıştığında yüzünü Moskova’ya çeviren Lukashenko yine aynısını yaptı ve Belarus’a 1,5 milyar dolar kredi sözü veren Putin’i 14 Eylül 2020’de Soçi’de ziyaret etti, Minsk-Moskova ilişkileri yeniden yoluna girdi. Lukashenko, 28 Haziran 2021’de Belarus’un Doğu Ortaklığına katılımını resmen askıya aldı. Putin ve Lukashenko 4 Kasım 2021’de video konferans yöntemiyle düzenlenen Rusya ve Belarus Birlik Devleti Yüksek Konseyi toplantısına katılarak “Rusya-Belarus Birlik Devleti Programı”nı onaylayan kararnameyi imzaladılar. Ayrıca iki ülke arasında “Birlik Devleti Savaş Doktrini”ni de tasdik ettiler.

Rusya-Belarus Birlik Devleti Programında yer alan 28 maddelik yol haritasında; iki ülke arasında makroekonomik politikaların benzer hale getirilmesi, para ve kredi politikalarının uyumlaştırılması, finans alanında bilgi güvenliğinin sağlanması, yatırımcı ve tüketici haklarının korunması, doğal gaz ve petrol ürünleri piyasasının, tarım politikalarının, turizm alanında yasaların bir hale getirilmesi ve sosyal konularda koordineli bir politika yürütülmesi gibi konular yer alıyordu.

Rusya-Ukrayna Savaşı ve Birlik Devleti Sürecinin Hızlanması

Rusya-Ukrayna savaşı, entegrasyon konusunda Rusya’ya karşı temkinli bir politika izleyen ve ilhak edilme korkusu yaşayan Belarus’un Rusya ile daha çok yakınlaşmasını sağladı.

Rusya’nın 21 Şubat 2022 de Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetlerini bağımsız devletler olarak resmen tanıdığını açıklamasının ardından 24 Şubat 2022 tarihinde Putin “Ukrayna’da özel askeri operasyon” başlattıklarını duyurdu. Savaş başlamadan hemen önce Rus ve Belarus askerleri 10 Şubat 2022’de başlayan ve on gün süren kapsamlı bir askeri tatbikat yapmışlardı. Belarus, kendi birlikleriyle savaşa dâhil olmasa da Rus birliklerinin Ukrayna’ya karşı topraklarını kullanmasına izin verdi, Rus ordusu Belarus üzerinden Çernobil bölgesine girdi.

Savaş bütün şiddetiyle devam ederken 20 Aralık 2022’de Putin Minsk’e giderek Lukashenko ile görüştü. İki saatten uzun süren görüşme “çalışma ziyareti” olarak nitelendirildi.

26 Mart 2023 günün Putin ülkesinin Belarus’a taktik nükleer silahlar konuşlandıracağını, silahların kontrolünün Minsk yönetimine bırakılmayacağını açıkladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukashenko, 6 Nisan 2023’te Rusya-Belarus Birlik Devleti Yüksek Konseyi toplantısı için Kremlin’de bir araya geldiler. Bu buluşma Birlik Devleti’nin tamamlanması yolunda önemli bir görüşmeydi. Toplantının sonunda konuşan Putin, Rusya ve Belarus’un “Birlik Devleti Güvenlik Konsepti” hazırlayacağını söyledi.

16 Haziran 2023’e gelindiğinde Putin, ülkesinin Belarus’a ilk parti taktik nükleer silahları yerleştirdiğini, silah transferinin yaz sonuna kadar tamamlanacağını açıkladı. Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukashenko da silahların ülkeye yerleştirildiğini doğruladı.

Bu arada, 24 Haziran’da Wagner özel askeri şirketinin patronu Yevgeni Prigojin’in Moskova’yı tehdit eden isyan girişimi, Belarus Cumhurbaşkanı Lukashenko’nun araya girip Wagner askerlerinin yargılanmamasını talep etmesi ve asi askerleri Belarus’a yerleşmeye davet etmesi ile sona erdi. Yaşanan bu kriz ve çözümün, Rusya’nın Belarus’a yerleştirilen taktik nükleer silahları korumak üzere profesyonel Wagner askerlerinin Belarus’a transferinin sağlanması için tezgahlandığı ortaya çıktı.

Kısaca Ukrayna-Rusya savaşı, Belarus’u AB ve ABD’den uzaklaştırarak Rusya’ya yaklaştırdı ve Birlik Devleti’ni oluşturmak üzere atılacak adımları hızlandırdı denilebilir.

Birlik Devleti’nde Entegrasyon Ne Durumda?

Siyasi Entegrasyon

Gelinen noktada, Birlik Devleti’nin siyasi entegrasyonda çok başarılı olamadığı görülüyor. Birlik Devleti fiiliyatta var olmasına, Birlik Devleti’nin bazı organları (Birlik Devleti Parlamenter Meclisi, Birlik Yüksek Devlet Konseyi, Birlik Yürütme Kurulu, Birlik Devlet Bakanlar Konseyi, Birlik Devleti Daimi Komitesi, Birlik Devlet Sekreterliği, Birlik Mahkemesi, Sayıştay gibi) kurulmasına rağmen Birlik Devletinin henüz bir anayasası bulunmuyor. Anayasa olmadığı için ortak kararların alınmasında zorluklar yaşanıyor, Birlik Devleti’nin organlar olması gereken yetkilerini kullanamıyorlar ve sorunlar sürekli erteleniyor. İşler iki devlet başkanının iradeleri ile yürütülüyor.

Ekonomik Entegrasyon

Birlik Devleti’nde, iki devlet arasında zaman zaman yaşanan krizlere rağmen ekonomik entegrasyon daha başarılı ilerlemiş gözüküyor.

Rakamların gösterdiği üzere Rusya, Belarus’un ana ticaret ortağıdır. Rusya ve Belarus ekonomileri 2500’den fazla ortak girişim barındırıyor, Rusya Belarus’taki tüm doğrudan yabancı yatırımların %55’ine sahip bulunuyor.

2021 yılında iki devlet arasındaki dış ticaret hacmi 40,1 milyar ABD doları olup Belarus’un Rusya’ya ihracatı 16,4 milyar dolar, Rusya’dan ithalatı ise 23,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı 7,3 ​​milyar dolar oldu (2020’de 3,4 milyar dolardı).

2021’de Belarus’un dış mal ticaretinin yüzde 49,0’unu (ihracatın yüzde 41,1’i ve ithalatın yüzde 56,6’sı) Rusya ile ticaret oluşturdu.[2] Belarus’un Rusya’dan en büyük ithalat kalemi 2021’de 6,7 milyar dolar tutarındaki petroldü.

Siyasi ve kültürel bağlarının dışında iki ülkeyi birbirine sıkı sıkıya bağlayan en büyük bağ, Rusya’dan çıkıp Belarus üzerinden geçerek Avrupa’ya ulaşan Druzbe doğalgaz boru hattıydı.

10 Eylül 2021’de iki ülke, ikili entegrasyonu ilerletmek için neredeyse tüm ekonomik alanlarda 28 sektörel program başlattıklarını duyurdu. Lukashenko 5 Nisan 2023’te, Rusya’ya yaptığı ziyarette programın uygulama oranının neredeyse yüzde 80’e ulaştığını açıkladı.

Başlangıçta öngörülen tek para birimine, ortak bütçeye, müşterek fiyatlandırma ve vergilendirme sistemlerine geçilememiş olmasına, zaman zaman ticari savaşları yaşanmış olmasına rağmen Birlik Devletinde ekonomik entegrasyon daha iyi ilerliyor.

Askeri Entegrasyon

Belarus Rusya için, NATO ve Avrupa Birliği’ne karşı ‘tampon bölge’ olarak vazgeçmeyi göze alamayacağı jeostratejik bir alan olarak önem taşıyor. Bu sebepten Birlik Devleti yolunda askeri alanda entegrasyon en başarılı alan oldu.

Her iki ülke sık sık ortak tatbikatlar yürütmesine ve Bölgesel Kuvvetler Grubunu geliştirmesine rağmen, Belarus’ta 9 Ağustos 2020’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar gerçek bir askeri entegrasyon olmadı.

2022 Şubat ayında Rusya ve Belarus Birlik Devleti için yeni bir ortak askeri doktrin yayınlandı. Komşu devletlere askeri yığınak yapan ABD ve NATO’nun iki ülkenin düşmanı kabul edildiği doktrinde iki ordunun entegrasyonuna, komutasına ve ortak savunma sanayine ilişkin önemli hususlar yer aldı. Rusya Federasyonu’nun nükleer silahlarının gerektiğinde kullanılacağına dair ifadeler doktrinin en dikkat çeken kısmı oldu.

Sonuç

Rusya ve Belarus Birlik Devleti başlangıçta, ortak vatandaşlık, ortak para birimi ve devlet sınırlarının kaldırılması için yasal bir yol haritası sunacak ekonomik ve siyasi bir birlik olarak tasavvur edilmiş olsa da, her iki ülke anlaşmaların uygulanmasında seçici ve stratejik davrandılar.

Politik, askeri ve ekonomik bakımdan güçlü ve baskın olan Rusya, çoğu zaman küçük ortağına kuralları dikte etme, eşit söz hakkı vermeme yoluna gitti. Rusya ile eşit, dengeli ve bağımsız bir devlet ilişkisi sürdürmeye çalışan Belarus devlet başkanı Lukaşensko bu ilişkiye itiraz etti ve Rusya’yı kendilerini ilhak etmeye çalışmakla suçladı. Baskıya maruz kaldığı dönemlerde Moskova’nın ekonomik şantajlarına karşı Batıya yanaştı.

İlişkilerinde birbirine güvensizlik ve karşılıklı niyetlerden duyulan şüphe hep öne çıktı ve Birlik Devleti ideallerinin uygulanması daha çok konjonktürün zorlamasına bırakıldı. Nitekim 24 Şubat 2022’de başlayan Ukrayna-Rusya Savaş’ının sebep olduğu şartlar, her iki ülkeyi de sürüncemede giden Birlik Devleti’ni gerçek anlamda hayata geçirme ve entegre olma konusunda birbirine yakınlaştırdı.

Makalenin konusuna dönecek olursak; Rusya ve Belarus arasında 1995 yılından bu yana kurulmaya çalışan, ancak karşılıklı güven eksikliği sebebiyle işlerlik kazanamadığı görülen, ilerlemesi dış şartların zorlamasına bırakılan ve anayasası bile bulunmayan Birlik Devleti’nin Türkiye ile Libya ve başka soydaş, akraba devletler için bir Birlik Devleti modeli olamayacağı ortadadır.

Halen dünyanın pek çok ülkesinde yaşanan silahlı çatışmalar, işgal ve saldırılar, zayıf ve kötü yönetimler, insan hakları ihaleleri, halkları kitleler halinde ülkelerinden göçe ve yerinden edilmeye zorlamaktadır. Ülke kaynakları üzerinde eski sömürgecilerin hakimiyeti, ekonomik çöküş ve yoksulluk, işsizlik, iklim değişikliği ve doğal afetler, su ve gıda güvenliğinin bulunmayışı, salgın hastalıkların sebep olduğu kitlesel ölümler, temel sağlık hizmetlerine erişememe her geçen gün insani krizleri ağırlaştırmaktadır.

Çoğunluğu halkı Müslüman olan bu ülkelerin kendi başlarına bu devasa krizlerle baş etme gücü bulunmamaktadır. Mevcut Birleşmiş Milletler düzeni, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinin menfaatlerini kollamak üzere konumlandırılmış olup söz konusu krizleri çözme kabiliyetinin olmadığı hatta krizleri derinleştirdiği ortaya çıkmıştır. Küresel bir barışın sağlanması ve zorluklar ile baş edilebilmesi için bir yandan zayıf devletlerin kendi siyasi, sosyal, coğrafi aidiyetleri çerçevesinde dayanışmasına ve devlet üstü birlikler oluşturmasına diğer yandan yeni bir küresel düzeni inşa edecek ve koruyacak kurum ve kuruluşların teşkil edilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Devletler ya siyasi bir birlik altında toplanmayı amaçlayan, egemenlik haklarının merkezi bir devlete devredildiği anayasal federasyon modeliyle ya da savunma, ticaret vb. belli ortak amaçları gerçekleştirmek üzere uluslararası anlaşmalar çerçevesinde kurulan konfederal modelle devletler üst birlikler oluşturlar.

Önümüzdeki dönem, mevcut başarısız federal yapıların dağılacağı, dağılanların tecrübesinden istifade ederek daha sağlam federal ve konfederal yapıların ortaya çıkacağı yeni bir dönemin işaretlerini barındırıyor. Zira her ortaya çıkan küresel güç, ittifaklar ve siyasi birlikler oluşturarak yoluna devam eder.

Kaynaklar

Bob Deen, Barbara Roggeveen & Wouter Zweers, An Ever Closer Union? Ramifications of further integration between Belarus and Russia
https://www.clingendael.org/pub/2021/an-ever-closer-union/

Sergey Rekeda, The Union State of Russia and Belarus: Searching for a Development Vecto
https://russiancouncil.ru/en/analytics-and-comments/analytics/the-union-state-of-russia-and-belarus-searching-for-a-development-vector/

Alex Horobets, Role of the Union State of Russia and Belarus in the Russo-Ukrainian War
https://jamestown.org/program/the-role-of-the-union-state-of-russia-and-belarus-in-the-russo-ukrainian-war/

Sinan Tavukcu, Belarus Seçimleri ve Sonrası
https://www.sde.org.tr/belarus-secimleri-ve-sonrasi-bolgesel-analiz-210

Gülru Gezer, Avrupa’yı bekleyen ikinci tehlike: Belarus
https://www.indyturk.com/node/584371/d%C3%BCnyadan-sesler/avrupay%C4%B1-bekleyen-ikinci-tehlike-belarus

Union State
https://en.wikipedia.org/wiki/Union_State

New Military Doctrine of the Union State of Belarus and Russia
https://www.pism.pl/publications/new-military-doctrine-of-the-union-state-of-belarus-and-russia

Dipnotlar

[1] Libya, Türkiye ile birlik devleti modeli kurmak istiyor. https://twitter.com/rusencenter/status/1691848402177327458?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E1691848402177327458%7Ctwgr%5E7e87e64f6433178bbe08520692748ae2aa898fa9%7Ctwcon%5Es1_&ref_url=https%3A%2F%2Fwww.haber7.com%2Fdunya%2Fhaber%2F3346250-turkiyeyle-libyadan-dogu-akdenizde-birlik-devlet-kurma-plani

[2] Cooperation between the Republic of Belarus and the Russian Federation in trade and investments
https://mfa.gov.by/en/bilateral/russia/regions/economy/ © When using the site materials reference to the source is required.

*Bu yazı, 22 Ağustos 2023 tarihinde SDE web sitesinde yayınlanmıştır.

https://www.sde.org.tr/sinan-tavukcu/genel/rusya-ve-belarus-arasinda-kurulan-birlik-devleti-turkiyeye-model-olur-mu-kose-yazisi-35812

Kategoriler: Yazılar